• ygs den düşük aldığı için intihar eden genç

    5.
    Allah belalarıni versin yahu, aldığım nefesten tiksinir oldum. Nasil bir ülkede yasıyoruz? Sokakta yüzlerine bakamiyorum insanların, vahim her şey.

    Bu ne baskı?
    Neden cahil, niçin insafsızız?

    O çocugu anlamazsınız, bencilsiniz! Katilsiniz, katiliz.
    Onun gibi binlercesi var; dün 600 bin yaptı diye evine gitmeyip hüngür hüngür ağlayani da gördüm, barajı geçemeyip evi terkedeni de. Çocuk korkuyor, çocuk omuzlarındaki yükü taşıyamiyor.
    Evet çocuk.
    Pis insanlarız biz. Mutlu olmayı bilmiyoruz haketmiyoruz da.

    Yazık olmuş daha gencecik, o kurtuldu daha nice canlar var geride. Bu unutulup gidecek emsalleri devam edecek, çünkü biz buyuz!

    Neden böyleyiz?
    Bir seylerden yoksun degiliz çok az ahlaki, insani vasiflara haiziz. Allah bizim belamızı versin.
    #36151704 :)
  • cahit sıtkı tarancı abbas hikayesi

    1.
    Şöyle bir hikayedir arkadaşlar.

    https://m.youtube.com/wat...outu.be&v=YMC9tEy8dX8

    " Karşıyaka Lisesi eski edebiyat öğretmeni Yücel izmirli de bana göndermiş.

    Yıl 1941... Cahit Sıtkı Edremit Burhaniye’de yedek subay.
    Göreve gittiği gün bölük yazıcısından künye defterini ister. Defteri tararken Abbas oğlu Abbas adı dikkatini çeker.

    Eli sakat olduğu için çürüğe ayrılmış bir erdir Abbas...
    Askeri çağırtır. içeri yiğit bir er girer, selam çakıp "Abbas oğlu Abbas, emret komutan!" der.

    - Nerelisin Abbas?
    - Memleket Mardin, kaza Midyat komutan.
    - Abbas benim emir erim olur musun?
    - Sen bilir komutan!

    Abbas, Cahit Asteğmen’in evinin altındaki boş odaya taşınır ve kısa zamanda zekası ve sıcakkanlığıyla komutanını etkiler.
    Sabahları erkenden kalkar, kahvaltısını hazırlar, kıyafetlerini ütüler, evin temizliğini yapar, yemeğini pişirir.

    * * *

    Akşam olunca çilingir sofrasını kurar, güzel mezeler yapar.
    Komutan zamanla bu saf ve temiz Anadolu çocuğunu çok sever.
    Akşamları demlenirken onunla dertleşir.
    Böyle bir keyif gecesinde Abbas’a şöyle bir soru yöneltir:

    - Sen istanbul’u bilir misin Abbas?
    - Bilir komutan.
    - Orda bir Beşiktaş var bilir misin?
    - Bilir komutan. Ben orda acemi birlikteydim.
    - Orda benim bir sevgilim var... Sen bana kaçırıp onu getirir misin?
    - Elbet komutan.

    Sabah olur, Cahit Sıtkı bakar Abbas yeni asker kıyafetlerini giymiş, tıraş olmuş, sorar:

    - Hayırdır Abbas, neden böyle hazırlık yaptın?
    - Ben istanbul’a gidecek komutan.
    - Ne yapacaksın istanbul’da?
    - Sen söyledi. Ben gidecek sana sevgiliyi getirecek!

    Şair duygulanır. Gözyaşlarını gizlemek için arkasını dönüp evden çıkar.

    * * *

    Akşam eve dönünce rakı sofrasını kurdurur ve Abbas’ı karşısına oturtur.
    Birlikte yer içerler ve Cahit Sıtkı alır kelemi káğıdı eline o sofrada ünlü şiirini yazar:

    Haydi Abbas, vakit tamam;
    Akşam diyordun işte oldu akşam.
    Kur bakalım çilingir soframızı;
    Dinsin artık bu kalp ağrısı.
    Şu ağacın gölgesinde olsun;
    Tam kenarında havuzun.
    Aya haber sal çıksın bu gece;
    Görünsün şöyle gönlümce.
    Bas kırbacı sihirli seccadeye,
    Göster hükmettiğini mesafeye
    Ve zamana.
    Katıp tozu dumanı,
    Var git,
    Böyle ferman etti Cahit,
    Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
    Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan. "

    Not: yazı tufan türenç'e aittir.(hürriyet gazetesi)

    Şiir de şurada; https://youtu.be/-gU5RRtsbGg
    #36151388 :)
  • hakime savcıya küfreden sanık

    14.
    savunma dokunulmazlığının sınırlarını aşmış kişidir.

    Tck 26/1: "hakkını kullanan kimseye ceza verilmez"

    Savunma hakkı kullanılmaktadır.(cmk'nin ilgili maddeleri)
    Mahkemede sanık fiilleri hukuka uygunluk sebebi kabul edilerek suç oluşturmaz.

    Tabiî bunun bir sınırı vardır:
    Tck 27/1: "ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur."

    Sınır bilerek, isteyerek(kastla) aşıldığından 27/1 hükmü de uygulanamaz, hakaret suçu oluşur.

    Ek:
    Tck: türk ceza kanunu.
    Cmk: ceza muhakemesi kanunu.
    Kast için, bkz: tck 21.
    Taksir için, bkz: tck 22.
    #36149992 :)
  • kendi kendine konuşurken kavga çıkması

    40.
    Geçenlerde şöyle bir tartışmaya bizzat şahit oldum zira iki taraf da bana ait.

    Ben x.
    içimdeki ben y.
    Aynen aktarıyorum:

    x- dostum bugüne seninle uyanmak çok hoş.
    Y- şımartma beni tanrı aşķına!
    X- sen daha fazla övgüyü hakediyorsun doğrusu lakin senle beraberiz hep sana benzediğimi düşünüyorum son zamanlarda.
    Y- bunda bir sakınca var mı?
    X- olmaz olur mu azizim birbirimizin benzeri olursak birbirimize faydamız olur mu? Müşterek isler yapabilir, aynı ortamda yasayabilir miyiz?
    Y- ne yani benzeriz diye oyle mi olmalı? Ayrılalim mı x?
    X- vaziyet onu gösteriyor.
    Y- dur bakalım, böyle olmamalı. Bu beni üzer doğrusu.
    bak sana şöyle anlatayım; bir eşek ata benzer mi?
    X- elbette, hangi köre sorsan bilir.
    Y- atla eşek aynı ahırda yasayabilir mi?
    X- buna ne şüphe!
    Y- tamam işte sen éşek...(devam ederken)
    X- terbiyesizlik yapma.
    Y- sensiz terbiyesiz, sen kimsin x, bilinmez pislik.
    X- ayrildik by.
    Y- naş canim.
    #36147910 :)
  • dünyanın doğum gününü kutlamak

    1.
    Bencil insanların yani bizlerin yapmadığı tören.

    4,54 milyarıncı yaşın kutlu olsun kutuplardan basık tombul şey.
    #36147608 :)
  • mutlu olma sporu

    1.
    Kişinin mutluluğa kavuşması için yapilan bedensel faliyet, jimnastik.

    Halter kadar, güreş kadar değer verilmemesi benim ya da olimpiyat komitesinin suçu değil, 8 milyarın suçu.

    Biraz da müzik!
    #36147528 :)
  • sözlük yazarlarının itirafları

    176445.
    Mütemadiyen böyle cahil kalacak mıyım, ne zaman bitecek bu temadi çok merak ediyorum.

    Ne kadar daha bu cehaletim yüzüme vurulacak, hangi olay bir aydınlanma yaratacak yahut aydınlığa erişecek miyim bir kez olsa?

    Aslında bir şeyler öğrenmeyi seviyorum ama çok şey var bilinmedik.
    Her şeyi bilebilir miyiz acaba? Meriçin sevgilisine hitabını elbette bilemem bundan bahsetmiyorum. Ne bileyim mesela burda sözlükle alakalı çoğu seyi biliyoruz ya da dinle alakalı birçok bilgiyi yahut matematik bilgisini.

    Arkadaşlar çay için, sizleri seviyorum, al işte sevgi bilgisi...
    #36147486 :)
  • mutluluk

    2722.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1372841/+
    #36140969 :)
  • meclisi tek başına fesih yetkisi

    44.
    "fesih, klasik tanımıyla, belirli bir süre için seçilmiş ve henüz bu süresini dolduramamış bulunan bir parlemantonun varlığına yürütme organınin kararıyla son vermek demektir." (Turan güneş, paramenter sistemin bugünkü manası ve işleyişi, ankara 1956, s.81)

    internette var hatta kitaplar önereyim fesih nedir diye, net bir cahillik abidesi olup bunu övgüyle anlatanlar var.

    - kemal gözler anayasa hukukuna giriş sayfa 94,232.
    - ibrahim kaboglu anayasa hukuku dersleri sayfa 151,152,180,204.
    - bülent tanör-necmi yüzbaşıoģlu türk anayasa hukuku sayfa 341.
    #36139614 :)
  • yazarlardan hikayeler

    12.
    Şimdi bir tane yazmaya çalışacağımdır. - 01.49 -

    Ellerini "şak şak şak" diye tekrar vurdu murtaza, halay başıydı. ilk defa bir düğüne gitmiş ve ilk halayındaydı; ne bir eğitim almıştı ne de bir kez "şak şak şak" yapmıştı.

    Serçe parmağı özlemden sonra kavuşulan sevgili edasıyla kavranmıştı, güzel bir duyguydu bu az da iç gıdıklıyordu rukiyenin serçe parmağının bu kavrayışı.

    Murtaza halay çekmeyi nereden öğrenmişti, sanki 23 yasına dek okul-ev-dersane-bakkal hayri amca dörtgeninde yaşayan o değildi! Evet değildi arada da playstation kafeye giderdi.
    Şunu düsündü murtaza: "ben neymişim be". Gururlandı, her işi layıkıyla yapabilecegini, elinden kaçacak bir seyin olmayacağinı sandı.
    Halay devam ediyordu; şu geldi aklına: "hep aynı hareket yahu galiba bunu kör ihsan emmi bile yapar".

    Tefekkürleriyle başbaşayken murtazaya seslendi rukiye: "murtaza parmağım"

    Halay bitti; rukiye takı töreninin, murtaza annesini de telkiniyle bahar dönemi vizelerine calışmak icin evinin yolunu tuttu.

    -02.00-
    #36138245 :)
  • 3 kız arkadaşın da benzer giyinmesi

    3.
    Bak güzel bir konuya değinilmiş istenmeyerek.
    Yalnız kadınlarımız değil tabiki erkeklerimiz de dahil bu tek tip insan olma durumuna.

    Herkes benzer giyiniyor efendim, benzer şarkılar -şarkı denir mi bilinmez elektronik sesler diyelim- dinliyor, herkes benzer filmler -film derseniz- izliyor, herkes herkese benziyor; herkes herkes.

    Toplumun ortak zevkleri olduğundan da değil bu topluma sunulanlardan ve halk üzerinde yaratılan güzel algısından. Güzel, estetik, iyi olan değil de topluma zımni olarak dikte ettirilen kabul ve tatbik ediliyor.
    Birey topluma benzetilerek bütüncül bir devlet modeli oluşturulmaya çalışılıyor, bu bilinçsizce yapiliyor olamaz.

    Ve bu iyi değil...
    #36137990 :)
  • anın görüntüsü

    22539.
    şarap mahzeni, bögürtlenli, kavunlu, ahududulu şarap içeren görüntülerdir.

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1372606/+
    #36137872 :)
  • sineklerin tanrısı

    21.
    Bir william golding kitabı.

    Atom savaşı hasebiyle bir adaya mahkum olan çocukların oluşturduğu toplum anlatılarak bir alegori oluşturulur.

    iktidar, egemenlik, bencillik, güç kavramları kapalı, kurallar açık bir şekilde ele alınır.

    ilk başlarda bir deniz kabuğu bulunur; göz alıcı parlaklığa haiz bir "şeytanminaresi".
    Bunu bulan ralp başkan seçilir; şeytanminaresi iktidarı, egemeni temsil eder.
    Ama iktidarı korumak iktidarı ele geçirmekten zordur karşısında biraz daha yabani jack merridew bulunur. Bu ikisi arasındaki kısır çekişme, lokal uyuşma, güce tapma durumu anlatılır.

    Adada bunlardan baska çocuklar da vardır; simon, benli çocuk, domuzcuk, jackin korosu...

    Domuzcuka değinilmeli adanın filozofudur bu güzel çocuk. Güzel olması şahsi görüşüm, şişko, gözlüklü, astımı olan ve bir sürü kötü yanlarıyla tasvir edilir canım domuzcuk. O kadar ezik sunulur ki adını bile söylemez kimse, dalga geçmek için lakabı olan bu ismi kullanirlar. Ama en aklı başında, erdemli olan tek kişi o olmasına raģmen fikirlerine değer verilmez; ezilir, yıpratılır, küçük düşürülür, ateş yakmakta kullanılan gözlüğünün tek camı kırılır, tokatlar yer, nihayetinde gözlüğü çalınır.
    En acı tarafı da en sonunda hayatla bağları kesilir domuzcukun, kayanın altında kalır kafası ikiye ayrılır vahşice katledilir.

    Beni en etkileyen domuzcuktu gerisine pek değinmek istemiyorum; onu özlüyorum.

    Akabinde adanın tek bilgesinin(bana göre) de ölmesiyle cehenneme döner ada hele de ralp için. Cadı avı başlar; seytanminaresinin hükmü sona ermiş, merridewin krallığı giyotini işletmeye başlamıştır.
    #36112948 :)
  • vücutlarıyla hayır yazan ihtiyarlar

    1.
    Az önce twitterda gördüğüm teyze ve amcalardir.
    siyasi bir amaç gütmemektedir, bu da muayyendir.(#35964617)
    R yapan amca çok hoşuma gitti. El ele verenler, kafa kafaya gelenler, tatlı mı tatlı teyzeler... vesselam güzel bir görüntü.
    Evet yazsalar da paylaşırdım şüpheniz olmasın.

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1368396/+
    #36093514 :)
  • cehaleti kabullenme eşiği

    1.
    Kişinin kendisindeki eksikliği fark ettiği, bu vahametin reddedilemeyip cahil olunduğunun kavrandığı basamaktır.

    Acı mıdır tatlı mı? Bilemem.

    Ek: imla, cennetevurgun'a teşekürlerle.
    #36088680 :)
  • amaç

    25.
    Kişinin ulaşmak istediğidir, hatta kişi yerine canlı demeliyiz; bir kedi de bir şeye ulaşmak isteyebilir.
    Örneklersek:
    • ressam için mükemmel bir resim ortaya koymak
    • marangoz için koca kavak ağacından simetrik keresteler çıkarmak
    • marx için komünist bir düzen yaratmak
    • yazar için başyapıt niteliğine haiz bir eser üretmek
    • futbolcu için en iyi futbolcu seçilebilmek
    • çiftçi için hasadı güz aylarına kalmadan bitirebilmek
    • diplomat için büyükelçi olmak
    • bir kedi için ciğerin doyumsuz tadına erişmek
    • bir doktor için tus'u kazanmak ve ötesi
    • inek için bahar aylarında heyacanla otlayabilmek
    • avukat icin hakim-savkı olabilmek

    • nihayetinde bir insan için ölümsüz olmaya kadar sayılabilir gayelerimiz.
    #36084160 :)
  • lysis

    4.
    dostluk kavramının irdelendiği bir platon diyalogu.

    Sokrates taktik veren kişi rolüne sahiptir. Hippothales utangaç sevdiceğine açılamayan genç, ktesippos ispiyoncu, gencimizi kızartan kankadır.
    Lysis de güzel konuşulmak istenen güzel, soylu.

    "... ama sokrates, ben de sana bunun için başvuruyorum; senden öğüt istiyorum. insan sevdiğinin gözüne girmek için ne söylemeli, ne yapmalı? Biliyorsan söyle..."*

    Olaylar gelişir, atinanın sohbete meraklı geñçleri toplaşır sokratesin başına, lysis de iştirak etmistir tabi.

    Daha fazlası için: iş bankası kültür yayınları, dostluk.

    * ilgili kitap sayfa 80.
    #36080932 :)
  • başkanlık sistemi

    1175.
    Siyasi konularda entry girmiyorum (#35964617) ama açıklayıcı olacak bir seyler yazayım, tek tek 18 maddeyi de müsait olursam inceleyip yazarim. Maksat münakaşanıza katkı.

    1- 3-5 sayfa hükümet sistemleriyle ilgili okuma yapan herkes bilir; referandumda oylanacak olan başkanlık değildir.

    2- uygulanagelen sistemler kuvvetlerin birliğine/ayrılığına göre şekillenir; kastedilen yasama-yürütme arasında gerçekleşir yargı konu dışı ve bağımsızdır.

    2.1- kuvvetler birliği üzerine:
    yürütmede birleşilme yoluyla oluşan mutlak monarşi ve diktatörlük yasama organinda birleşerek meclis hükümeti sistemleridir.
    2.2- kuvvetler ayrılığı üzerine:
    Ayrılık yumuşaksa parlamenter sistem, sert bir ayırım varsa başkanlık.

    3- monarşi ve meclis hükümetini atlayarak kuvvetler ayrılığının kollarına yönelelim:
    3.1- başkanlık:
    • yürütme organı tek kişiden oluşur.
    • başkanı halk seçer.
    • başkan yasamanın güvenine dayanmaz.
    • başkan yasama organını feshedemez.
    • aynı kişi yasama ve yürütmede görev alamaz.
    • başkan yasamaya katılamaz.

    Yorumla biraz daha berraklaştırmak gerekirse;
    ● refaranduma sunulan sistemde başkan yasamanın güvenine dayanmaktadir.
    ● Başkan yasama organını feshedebilmektedir.
    ● Başkan parti başkanı olarak yasamaya dolaylı olarak katılabilmektedir.

    3.2- parlâmenter sistem:...

    not: bu bir başkanlik sistemi olmayıp başbakanın olmadığı- cumhurbaşkanının olmadığı- ikisinin melezi birinin bulunduğu parlâmenter sistemin negatif yönlerinin alındıği bir rejim olacaktır.
    #36080401 :)
  • bir yazarı sevme nedeni

    10.
    Nedensiz de sevilebilir.
    Sevmek için müsebbipler silsilesine lüzum olmadığını düşünüyorum.

    Sahi niye birilerini seviyoruz?
    Kendimizi iyi varsayarak iyiyi güzel varsayarak güzeli mi seviyoruz?
    Bize benzeyeni mi seviyoruz, benzer benzeri mi sever?
    Kendimiz ideal kendimizi mi biz saniyor ona göre sevme eylemine boyut kazandiriyor?

    Sevgi karşılıklı mı? Bunun klişe olduğunu biliyorum. Dediğim; sevgi için kaç kisi gerektigi, bir ineği sevemez miyiz? O kişi mi?

    Sevgi sevenden mi kaynaklı? Ali ayşeýi sevmesi mi sevgiyi doguran? Sevilen de mi sevince sevgi olusuyor? Benzer benzeri severse seven de sevilen de sevmeli mi?

    Kötü kötüye benzerse bunlar da sevişmeliler mi?

    Benzeri değil de yakin olanı mı seviyoruz yoksa? Fikriyle ruhuyla ve hatta bedeniyle bize en yakin olanı?

    Kimi niye seviyoruz kardeşim? Bu neyin sevgisi?

    Yine konu dağildi. Iyi gunler.
    #36076259 :)
  • anın görüntüsü

    22146.
    2001 senesinden bir adet karne barındiran anlardır.
    Yarısı -davranış notlarının oldugu kısım- yoktur; 15 yıldan bu kısmını kurtarabildim.

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1366301/+
    #36071018 :)
  • yeni şeyler getiriyorum